Anakreon Hakkında

Anakreon kimdir ?

Anadolu, insanlık adına önemli başlangıçlara imza atan birçok değerli isim yetiştirmiştir. Bu değerli insanlardan her ne kadar milletçe pek bir azımızın haberi olsa da insanlık tarihinde birçok yurttaşımızın adı altın harflerle yazmaktadır.

Örneğin, bugün birçok çevrede bilimin babası olarak kabul edilen Thales Miletosludur, yani Anadoluludur. Thales’e kadar tüm doğa olayları tanrıların işi olarak kabul edilirken, ilk defa doğanın kanunları olduğunu ve bunların hesap edilebilir şeyler olduğunu, o söylemiştir. O’na inanmayan insanlara delil olması içinde M.Ö. 585’de ki güneş tutulmasını önceden hesaplayarak insanlara doğa olaylarının hesaplanabilirliğini ispat etmiştir. Böylece insanlığın aydınlanması için çok önemli bir adım atarak, her işi tanrılara bağlayan bağnaz yaklaşımlara karşı ilk ateşi yakan kişi olmuştur. Böylesine önemli bir yurttaşımız varken onun adını acaba bugün kaç vatandaşımız bilmektedir? O’nun bundan yaklaşık 2600 yıl önce ispat ettiği gerçeklerden bugün bu topraklarda yaşayan yurttaşların acaba yeteri kadar haberi var mı? Yoksa Thales’in mezarından çıkıp da bize bilimin geçerliliği ispat etmesine acaba halen ihtiyacımız mı var?

Anadolu’nun yetiştirdiği tek önemli isim şüphesiz Thales değildir. Örneğin tarihin babası Herodot, coğrafyanın babası Strabon, batı edebiyatının ilk büyük edebiyat eserinin sahibi Homeros Anadolu’nun yetiştirdiği çok önemli birkaç isimden bazılarıdır. Ve bu yazının mahiyetini aşan farklı konularda çığır açan birçok değerli isim de Anadolu evladıdır. Anakreon da bu isimlerden sadece birisidir.

Anakreon Nerede Yaşamıştır ?

Anakreon bugün İzmir/Seferihisar/Sığacık’ta bulunan Teos antik kentinde doğmuş, tüm hayatını Ege’de geçirmiş bir ozandır. O’nun için şair değil ozan nitelemesini kullanıyoruz, zira kendisi sadece şiir yazmakla kalmıyor, yazdığı şiirleri kendisinin geliştirdiği enstrüman olan barbitos (telli bir çalgı) eşliğinde söylüyordu. Yani aynı çok yakın zamanlara kadar Anadolu’da görülen halk ozanları gibi bir nevi sözlü kültür icra ediyordu. Bu haliyle de Anadolu’nun sözlü kültürünün ilk icracılarından birisidir diyebiliriz. Hatta Karacaoğlan’ın şiirlerindeki erotik motifler göze alındığında Anakreon‘un bir tür antik Karacaoğlan olduğu da düşünülebilir. Ancak onun zamanında bir enstrüman eşliğinde şiirlerini okuyan ilk ve tek ozan elbette Anakreon değildi. Anakreon’dan yaklaşık 50 sene önce yaşamış olan, her ne kadar Midilli adası doğumlu olsa da gene de Anadolu Kültürünün bir yıldızı olan, ünlü kadın şair Sappho tarafından lirik şiir bir enstrüman eşliğinde söylenmeye başlamıştı. Anakreon’u bu noktada özel kılan şey, anadili olan Grekçenin İyonca lehçesinde yazdığı şiirlerin etkileyiciliğiydi. Şiirlerinde aslında basit bir dil kullanmıştır. Ancak duygularını, ince nükteler ve çağının erotizmiyle içten bir şekilde birleştirerek, çağdaşlarından birkaç adım ileriye çıkmıştır. Hatta Anakreon, her ne kadar ilk lirik şair olmasa da şiir üstündeki etkisinden ötürü, edebiyatımızın ve ulusal entelektüel bilincimizin değerli ferdi Halikarnas Balıkçısı tarafından Lirik Şiirin babası olarak tanımlanmıştır.

Anakreon‘un ölümünden birkaç asır sonra antik edebiyat çevreleri onun şiirlerini 5 cilt halinde kitaplaştırdılar. Ancak Anakreon’dan günümüze gerçekten onun yazdığından emin olabildiğimiz çok az eseri kalmıştır (5 cilt eserin tek cildinin sadece 5 sayfası günümüze ulaştı).  O’nun yazdığından emin olduğumuz diyoruz, zira Anakreon’un etkisi çağını aşarak devam etmiş ve onun tarzını kopya eden birçok şiir Anakreon adıyla yazılmıştır. Hatta M.S. 1. YY’da yazılan 60 şiirlik bir antoloji, uzun süre Anakreon’un sanılmış ancak çok sonra kesin yazım dönemi tespit edildikten sonra bu şiirlerin Anakreon’a ait olmadığı anlaşılabilmiştir. Bu tip Anakreon’a ithaf edilen şiirlere edebiyat çevresinde Anakreontea denilmiştir. Hatta Anakreon’un ölümünden yaklaşık 22 asır sonra 18.YY’da Avrupa’da Anakreon şiirleri yeniden keşfedilmiş ve dönemin ünlü şairleri (Goethe, Belleau, Thomas Moore) tarafından Anakreon tarzında yeniden şiirler yazılmaya başlanmıştır. Bu dönem yazılan şiirlere de edebiyat çevresinde Anakreontizm denilmiştir. Yani Anakreon, ölümünden yaklaşık 2200 yıl sonra adına -izm gelişecek kadar önemli edebi bir kişiliktir. Anakreontizm akımında aşk, şarap ve yaşamdan zevk alıp mutlu olmak genel temalarıdır. Ancak aslında Anakreon‘un gerçekte yazdığı tüm şiirler bu nitelikte değildir. Anakreon‘un edebiyat çevrelerinde bu şekilde daha çok tanınmasının nedeni, çağında yazdığı şiirlerinden en çok erotik motifli olanların tanınması ve sevilmesidir. Bu nedenle de edebiyat çevrelerinde Anakreon imajı daha ziyade yaşlı, sarhoş, çapkın ve mutlu bir ihtiyar şekilde olmuştur.

Anakreon ve Hayyam

Anakreon’un şiir yazım şeklinin ölümünden sonra sıklıkla onun adı kullanılarak taklit edilmesi, şarap ve aşk temalarını işlemesi, gerekse yaşamdan mümkün olduğunca zevk alma amaçlı motiflerini kısa şiirlerinde cesur ve samimi ifadelerle kullanmasıyla da Anakreon ve Ömer Hayyam arasında da bir benzerlik bulunmaktadır. Bu bakımdan Anakreon‘un Hayyam’ın bir tür antik versiyonu olduğu da düşünülebilir.

Nihayetinde Anakreon, Anadolu’nun yetiştirdiği (her ne kadar biz pek bilmesek de) ünü çağlar boyunca süren önemli bir edebi kişiliktir. Anakreon hakkında daha birçok hikâye ve ilginç tarihi etkileşimler söz konusudur, ancak bunların detayı yazımız mahiyetini aşmaktadır.

Neden Anakreon Mahlası Kullanıyorum ?

Halikarnas Balıkçısı’nın kitapları sayesinde Anakreon’dan haberdar oldum. Antik Anadolu kültürüne olan ilgim nedeniyle yaptığım araştırmalarda Anakreon’un önemli bir kişi olduğunu ve bugün Anadolu coğrafyasında çok az bilinen bir isim olduğunu gördüm. Buna çok üzüldüm, onun adının duyulması ve aynı zamanda antik çağda Anadolu coğrafyasında yaşamış birçok diğer değerli insanlarımızın hatırasına sahip çıkabilmek için “Anakreon”u kendime kalem adı olarak seçtim. Bu sayede hem Anakreon‘un adını yaşatmış olacağımı, hem de insanlarımıza Anakreon ve çağdaşı diğer değerli insanlarımızı hatırlatma fırsatı bulacağımı düşünüyorum. Ayrıca Anakreon’un şiir biçimini de kendime
yakın gördüğümü söyleyebilirim.